Veri Depolama ve Koruma Yaklaşımları (Kaynak: http://www.Vitel.com.tr)
Verinin giderek daha fazla önem kazandığı günümüz dünyasında bu verilerin nerede ve nasıl depolanacağı, gerektiğinde nasıl erişileceği önemli bir soru olarak karşımızda durmaktadır.
Uzun bir süre sunucular üzerine doğrudan bağlı olarak sunucu esareti altında gelişimini sürdüren veri depolama birimleri, fiber kanal ve iSCSI teknolojilerindeki gelişim ile birlikte özgürlüğüne kavuşmuş, şirketlerin sürekli artan verilerinin depolama ihtiyacının karşılanabilmesi için BT yatırım listelerinin üst sıralarında yer almaya başlamıştır.
Mevcut veri depolama eğilimlerine kısaca değinirsek; Veri depolama biriminin doğrudan sunucular üzerine bağlanması ile elde edilen DAS, sunucular ile bağımsız veri depolama sistemleri arasında özel bir network kurulması temeline dayanan SAN ve network üzerinde etkin dosya sunumu için özel olarak geliştirilmiş “aygıt” temeline dayanan NAS mimarilerinden bahsedilebilir.
DAS mimarisi düşük sahip olma maliyeti ile ilk bakışta avantajlı bir çözüm gibi gözükse de işletim maliyetinin yüksek olması, esnek ve genişlemeye müsait olmaması nedeniyle SAN ve NAS sistemlerine geçiş temel eğilim olarak gözlenmektedir. Böylece şirketler verilerini gerektiğinde genişleyebilen tek bir noktada konsolide ederken düşük depolama kapasiteli sunucu adacıklarının sebep olduğu enerji , bakım ve işletim maliyetlerinin de önüne geçerek toplam sahip olma maliyetlerini (TCO) düşürmektedirler.
Önceleri, uzmanlık gerektiren fiber kanal teknolojisi ile kurulabilen SAN sistemleri, iSCSI protokolünün gelişimi ve yaygınlaşması ile birlikte yönetimi basit, sahip olması ve işletimi çok daha ucuz ve birçok platform tarafından desteklenen çözümler halinde dönüşmüştür. Netapp gibi bazı üreticiler tümleşik veri depolama sistemleri geliştirerek kurumların NAS ve SAN ihtiyaçlarını tek bir sistemle karşılayabilmelerini sağlamıştır, Netapp veri depolama çözümleri kullanıcıların sisteme hem iSCSI/FC blok erişim hem de CIFS, NFS dosya erişim protokolleri üzerinden erişimlerini sağlayarak virtualization teknolojisi ile depolama alanını çok daha esnek ve etkin bir şekilde kullanmalarını sağlamaktadır.
Verinin öneminin artması ile birlikte depolanmış verinin korunması da büyük önem kazanmıştır. Deprem, yangın gibi felaketlerin yanı sıra basit bir kullanıcı hatasından da kaynaklanabilecek veri kayıplarını önleyecek önlemlerin alınması en az verilerin depolanması için gerekli altyapıyı hazırlamak kadar gereklidir. Konuyu bir benzetme ile örneklemek gerekirse, iki tür motorsiklet sürücüsünden bahsedilebilir ; motorsikletten düşmüş olanlar ve düşecek olanlar. Bu noktadan hareketle eğer henüz veri kaybı yaşamadıysanız gereken önlemlerin alınmaması halinde gelecekte bunun başınıza gelmesi kaçınılmazdır.
Veri yedeklemede genel çözüm verinin güvenilir bir depolama alanı sağladığı bilinen manyetik teypler üzerine periyodik zamanlarda kopyalanmasıdır. Sürekli artan kapasite ve hız ihtiyacının karşılanabilmesi için LTO ve DLT teknolojileri birbirleri ile yarışmaktadırlar. Gün be gün daha hızlı ve daha yüksek kapasiteli teyp teknolojileri kullanıma sunulsa da sadece bu şekliyle şirketlerin veri yedekleme ihtiyaçlarının karşılanamayacağı anlaşılmış, snapshot, klonlama, replikasyon ve “nearline” depolama gibi alternatif ve tamamlayıcı teknolojiler gündeme gelmiştir.
Snapshot ve klonlama yaklaşımları ile verinin bulunduğu depolama alanı üzerinde anlık görüntüleri alınmak suretiyle farklı anlardaki durumları yedeklenmekte, istenildiğinde veri bu anlık görüntüler sayesinde doğrudan disk üzerinden kurtarılabildiği gibi verinin bir klonu çıkarılarak uygulama testi gibi işlemler üretim verisi riske edilmeden bu klonlar üzerinde gerçekleştirilebilmektedir.
Replikasyon yaklaşımı ile veri senkron ya da asenkron olarak farklı bir lokasyona aktarılarak üretim verisinin bir kopyasının başka bir lokasyonda bulundurulması hedeflenmektedir. Veri depolama sistemi üreten Netapp gibi üreticiler kendi sistemleri arasında fiber yada IP networkü üzerinden storage-to-storage replikasyon çözümleri sunabildiği gibi Symantec-Veritas Volume Replicator gibi uygulamalar farklı veri depolama sistemine sahip ortamlar arasında veri replikasyonu yapabilmektedirler. Böylece şirketler üretim lokasyonunda oluşabilecek herhangi bir felakete karşı da önlem almış olmaktadırlar.
Nearline depolama yaklaşımı canlı verinin tutulduğu birincil veri depolama sisteminin maliyeti ile arşiv verilerinin tutulduğu ucuz ama düşük performanslı teyp sistemi arasındaki boşluğu doldurmak için geliştirilmiştir. Bu yaklaşım ile birincil depolamanın sağladığı yüksek performansı gerektirmeyen ancak online erişim istenen referans verisi bir disk sistemi üzerine alınarak gerektiğinde yedeklenen veriye buradan hızlı bir erişim sağlanmaktadır. Ardından bu veri ihtiyaçlar doğrultusunda nearline veri depolama sistemi üzerinden nihai arşiv alanı olan manyetik teyplere aktarılarak daha sonra gerekebilecek erişim için burada depolanabilir. SATA disklerin geliştirilmesi ile birlikte gereken güvenilir, yüksek kapasiteli ve ucuz depolama alanı da sağlanmıştır. Günümüzde Netapp FAS serisi gibi ürünler yüksek performanslı fiber diskler ile SATA diskleri aynı sistem üzerinde sunabilmekte ve tek bir sistemi ihtiyaçlarınıza göre konfigüre etmenize olanak tanımaktadırlar.
|